Ödev kültürü
Davranış bilimciler insan davranışlarını incelerken birçok
kuram ortaya atmışlardır. Bunlardan bir tanesi de X ve Y kuramıdır. Bu kurama
göre insanların bir kısmı ödev yapmak istemezken (X) bir kısmı da ödev
sorumluluğuna sahip (Y) olarak ifade edilmiştir. Buna göre Y özellikleri
gösteren bireylere ödev vermeseniz de kendi ödev ve sorumluluklarını bilip
yerine getirecekleri; X özelliği gösteren bireylerde ise ödev verilmesi
durumunda bile dış denetim olmadığı durumda ödev ve sorumlulukların yerine getirmeyecekleri
öngörülmüştür.
Bu ve benzeri kuramların bilincinde olan uygulayıcılar ödev
konusunda her iki özellikte de öğrencilerin olduğu bilinciyle hareket ederler. Hatta
alfabenin harfleri sayısınca öğrenci özelliği çeşitlendiren tecrübeli
öğretmenler de bulunmaktadır. Yine bir davranış bilimi kuramı olan Z kuramı da
tüm bu öğrenci özelliklerini kültür paydasında eşitleme çabasındadır. Kısaca Z
kuramına göre ödev konusunda farklı davranışları olan öğrencileri ortak bir
kültür paydasında birleştirebiliriz. Sınıf olarak bir takım alışkanlıklarımız
olur. Zaman içinde bu alışkanlıklar bütün sınıfça içselleştirilir.
Her akşam bir ders saati sesli kitap okuma alışkanlığı
bunlardan bir tanesidir. Her gün son ders günün değerlendirmesini yapma, eksik
kalınan yerlerin tespiti ve tekrar edilmesi bir fikir olabilir. Her akşam o gün
öğrenilen konunun eve özgü bir alıştırma ek kaynağı üzerinden tekrar edilmesi önemli
bir alışkanlık önerisidir. Özellikle hafta sonları için aile ile birlikte
yapılabilecek basit ama eğlenceli projeler tasarlanabilir. Bu örnekler daha da
çoğaltılabilir. Burada amaç tüm öğrenci özellikleri için ortak bir kültür
geliştirmektir.
Bu süreç doğal olarak bir hayli zordur. Kararlılık ve her
koşulda sabır ister. Öğrenci özelliklerinin, çevrenin, velinin, öğretmenin,
okul yönetiminin, sınıf mevcudunun ve daha bir sürü değişkenin etki ettiği ödev
kültürü oluşturma sürecinin başarıyla tamamlanması bir bakıma mucizedir. Zaten
gerçek öğretmenlik de mucizelerle ayırt edilebilmektedir. Eğitim olgusunun
temel unsuru olan öğretmen, en temel unsuru olan öğrenci ile bu mucizeyi
keşfetmelidir. İşte o zaman kimin ne dediğinin çok da bir önemi olmayacaktır.
Ödev bir kültürdür. Hayat her bireye ve topluma ödevler
yüklemiştir. Hayatın doğasında olan ödevin aynı doğallık çerçevesinde okullarda
deneyimlenmesi okulun önemli bir işlevidir. Okullar hayatın içinde hayata
hazırlayan yaşantılar üretir. Hayatta karşılaşılacak olağan ödevleri
başarabilmek için okullarda karşılaşılan ve başarılan makul ödevlere ihtiyaç
vardır. Popülist bir anlayışla ödevi kaldırmak ne kadar yanlış ise ödevleri can
sıkıcı hale getirmek de o kadar yanlıştır. Uçlarda savrulmak yerine ortak
paydada buluşulabilir. Hayat X ve Y uçlarını bilmenin ötesinde bunları Z
paydasında birleştirme sanatıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder