Hatamla sev beni
Beşer şaşar demişler. İnsandır hata yapabilir. Bu gerçekten
yola çıkılarak hatasıyla sevilir sevilen. Hatasız kul olmayacağına ilişkin
inanış kültüre yerleşmiştir. Hatta hataları kabul etmek bir erdem olarak
görülür. Beni hatamla kabul et sıklıkla başvurulan önemli bir deyim haline
gelmiştir. Hal böyleyken hata ile kabul etme üzerine birkaç söz söylemek
gerekir.
İlk olarak burada ifade edilen hatanın üzerini örtme değil hatanın
varlığıdır. Hatayı yapan kişi öncelikle hatasını bilmektedir. Hatadan üzüntü
duymaktadır. Hatanın özrü dilenmiş gereği yapılmıştır. Bir daha yapılmayacağına
ilişkin teminat verilmiştir. Hatayı yapan ile hatanın arası bu netlikte
belirtildikten, hatanın geçmişte kaldığı ve kişinin artık hatadan uzak olduğu açık
olarak görüldükten sonra hata ile kabul edilebilir.
Hata ile kabul edilmek gözü kapalı kabul etme ile karıştırılmamalıdır.
Böyle yapıldığı durumda daha büyük bir hata yapılmış hata yapanın hatası
onaylanmış olabilir. Hata ile hatayı yapan kişi ayırt edilmediği durumlar ilk
önce hatayı yapan kişiye sonra ise topluma yapılmış en büyük hatalardır. Bu
durum yanlış tedavi uygulandığı için daha da büyüyen hastalıklara benzer.
Çevremizde karşılaştığımız patolojik vakaların temelinde
yanlış tedavi uygulamalarının olduğu anlaşılmaktadır. Yakın çevresinde hata ile
kabul edilen bireyler toplum için oldukça zararlı olabilmekte ve ancak zarar
ortaya çıktıktan sonra tespit edilebilmektedir. Bu durumda ise ne yazık ki iş
işten geçmiş olmaktadır.
Hata ile hatayı yapan arasına mesafe koymadan hata ile
kabul edilme durumları, hatanın tekrarlanması veya daha büyük bir şekilde ortaya
çıkmasına bir tür teşviktir. O nedenle sevdiklerinizi gerçekten seviyorsanız
hata ile kabul etme durumunu bir kez daha düşünmekte yarar var. Aksi durumda
ilk önce kendisine sonra yakın ve uzak çevresine ve nihayetinde tüm insanlara
zarar verme durumu söz konusu olabileceği göz ardı edilmemelidir.