Zaman mekanla, mekan da
“big bang”le başlamıştır büyük patlama düşüncesine göre. Zaman, en değerlimiz,
mekanla yani ortamla ve o ortamı oluşturan büyük patlamayla (big bang) var olan
mucizevi bir armağandır. Evet evet, tam olarak mucizevi bir armağandır zaman.
Ne kadar uğraşsak hakkıyla değerini bilemediğimiz, hep daha fazlasına layık
olan bir kıymete sahiptir. Ve hep geçip gittikten sonra gerçek değeri anlaşılır
nedense.
Tıpkı güzel insanlar gibi.
Hayatımızda en değerlilerimiz gibi. Anne, baba, eş, arkadaş ve dostlarımız,
değerli olan sevdiklerimiz. Doğum örneğin, bizi aile ortamını hazırlayan ve
orada en değerlimiz olacak anne olgusunu ortaya çıkaran büyük bir mucizedir. Anne
kadar değerli bir armağan aile gibi bir mekan ve doğum gibi bir big bang’e
gereksinim duymaktadır.
Benzer şekilde lise ve
üniversitelerde kurulan eşsiz dostluklar hep birer armağan olarak
değerlendirilebilir. Lise ve üniversite bir mekan olurken giriş sınavları birer
big bang olarak düşünülebilir büyük patlama düşüncesi bağlamında. Veya
hayatımızı değiştiren, daha anlamlı yaşamamızı sağlayan büyük insanlar,
mucizevi tanışmalar, iyi ki bulmuşumlar vardır bir insan hayatında; işte onlar
da birer armağan olarak düşünülebilir.
Düşünülebilir derken iyi
düşünülmelidir. Öyle çok da sık sık big bang olmaz hayatta. İnsan iyi düşünüp
değerlilik değerlendirmesini doğru yapmalıdır. Zaten bir insan ömrünün süresi
düşünüldüğünde bu değerlendirmenin önemi apaçık kendini hissettirecektir.
Önceliklerimizi fark edemediğimiz için başkalarının önemlileriyle oradan oraya
savrulmalarımız öğretici gibi gözükseler de daha etkili öğrenmeler ve daha iyi
tercihlerden vazgeçişler taşırlar özünde.
Evet, düşünmeli insan.
Kendini ve çevresini daha etkili anlama anlamlandırma için. Big bang’lerini
mucizelerini ve armağanlarını ayırt edebilmek için. Ayırt edip kıymet bilmek
için. Çünkü her big bang bir başlangıç bir canlılıktır. Ve termodinamik der ki
her başlangıç entropiye doğru gitmektedir. Yani yaşayan her şey yaşlanır.
Şair, “sevgiler de bakım
istiyor öğrenemedik gitti” derken, armağanına dikkat et, kıymet bil, ilgi
göster ve koru onu demektedir..
Kaos teorisindeki
öngörülemezlik ve kuantum düşüncesindeki belirsizlik yaşayan her şey bağlamında
daha hassas ve dikkatli olunması, düşünülmesi gerekliliğini vurgulamaktadırlar.
Kelebek etkisi de bu bağlamda oldukça destekleyicidir. “bir yerlerde küçük bir
tebessüm başka bir yerde kocaman bir mutluluk oluşturabilir”. Önermenin tersi
de olasıdır: Küçük bir önemsememe, yüz asma kocaman bir mutsuzluk vs..
Aşk da yaşayan bir
olgudur. Sabahattin Ali’nin ifadesiyle “gerçek yaşamak”tır, bırakın yaşayan
oluşunu.. Bir big bang’i vardır her aşkın, bir de mekanı. Ve aşk bir armağandır
her iki kişi bağlamında, mucizevi bir armağan. Değerli olması gerekirken, küçük
insanların düşüncesizliğine kurban edilerek, tıpkı zaman gibi kıymeti gidince
anlaşılan bir armağan.
Özünde şöyle ki, en
değerlimizi doğru belirleme ve entropiye giden bu süreçte onunla değerlenmiş
zaten en değerli olan zamanlar biriktirme ve yıllar sonra dönüp baktığında
keşkelerin az olduğu bir yaşam için büyük patlama düşüncesiyle hayatımızı
gözden geçirme bağlamında küçük bir metafor yapılmıştır. En değerlimiz olan
zamanı en değerlilerimize ayırmak ve daha az kırmak ve kırılmak için.
Gülünden sorumlu olmayı öğrenirken Küçük Prens, "gülümü benim için bu kadar önemli kılan, ona harcadığım zaman" diyerek demiştir aslında denmesi gerekeni..