28 Temmuz 2015 Salı

Geleceği Üretenler ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü


2012 yılında Anderson tarafından ortaya koyulan ve benim 2015 Haziranında tanıştığım “Geleceği Üretenler” isimli kitap, gerçekten üzerinde konuşmayı ve güzel bir okuma deneyimi olarak önerilmeyi fazlasıyla hak ediyor. Kitap temel olarak kitle iletişim araçları ile kurulan yeni sanal dünyada (Bitler dünyası) mucit ile girişimci arasındaki yolun olabildiğince azalmış hatta bitmiş olduğunu vurguluyor. Bu yeni durumda bir mucidin geliştirdiği bir düşünceyi hayata geçirmesi için ayrı bir girişimciye gereksinim duymaması, bir yandan mucit olurken girişimci de olunabileceği öngörülmekte. Kitle iletişim araçları ve özellikle onun amiral gemisi olan internetin çağın mucitlerine girişimci olma, paylaşma ve düşüncelerini anında gerçekleştirme fırsatı sunmakta oluşu kitabın birçok yerinde yeni sanayi devrimi olarak vurgulanıyor.

Bu şekilde çok kısa olarak özetlediğim “Geleceği Üretenler” isimli eseri okurken birçok yerde Tanpınar’ın “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” romanı ile özdeşleştirilebilecek yerler bulunmaktadır. Özellikle kitapta ifade edilen eski tarz girişimci ve mucit ayrımı Tanpınar’ın eserinde iki karakter üzerinden çok güzel canlandırılabilir. Saat konusunda çok usta bir mucit olarak nitelenebilecek olan Hayri İrdal karakteri ile bu yeteneği ürüne dönüştüren girişimci Halit Ayarcı karakteri “Geleceği Üretenler” mantığıyla artık tek bir kişide birleşebilmektedir. Geleceğin üretenleri üretici olmak için yetenek ve becerileri varsa bunu gerçekleştirmek için yapılabilecekler bağlamında daha fazla seçenek ve fırsata sahiptirler.

Çok çeşitli ve sürekli artan bu fırsatlar içerisinde yeni sanayi devrimini okuyabilen bireyler hem geleceği hem de kendi refahlarını üretmede bir adım önde olacaklardır. Bitler dünyası ve onun keşfedilmemiş fırsatları yarının üreticilerine sınırsız imkanlarıyla üretim alanı olma ve geleceği orada üretme şansını vermiştir. Facebook ve onun kurucusu birkaç delikanlı bu bitler dünyasının fırsatlarına en iyi örneklerdendir. Somut olan atomlar dünyası ve onun üretim fırsatları yerini soyut olan bitler dünyası ve onun fırsatlarına bırakmaktadır. Günümüzde bile artık büyük üreticiler tasarımı kendileri yaptıkları ürünlerini çeşitli Asya ve Afrika ülkelerinde ürettirmektedirler. Bu şekilde gelişen bir üründe aslan payı tasarım yapana kalmakta “atomlar dünyasının” çalışanları daha az bir pay elde etmekteler.

Atomlar dünyası bağlamında düşünmeye alışmış bizler için bu yeni dünya, fırsatları yanında zorlukları da beraberinde taşımaktadır. Bu yeni dünyayı güçlü ve zayıf yönleri, fırsatlar ve tehditleri ile iyi analiz eden ve etkili kullanabilen birey ve örgütler geleceğin üreticileri olarak ön planda yer alabileceklerdir. Her sistem ve yapıda olduğu gibi bu dünyanın da kendine göre kuralları vardır. Bu kurallar iyi okunmadan var olan fırsatları ürüne dönüştürmek olası değildir. fırsatlar ancak onu iyi okuyan ve ona hazırlıklı olanlar için anlamlı ve yararlıdır. Diğerleri içinse fırsat olgusu başkalarının gerçekleştirdiği ve kendisinin sadece üzerinde konuşmakla yetindiği hayretler olarak kalmaktadır.


Sonuç olarak şöyle ki, yeni bir dünya var ve “geleceği üretenler” isimli kitap bitler dünyası olarak bu dünyayı ve bu dünyanın genel çerçevesini bizlere anlatmakta.  Halit Ayarcılar ve Hayri İrdallere birlikte seslenmekte ve bu yeni dünyadaki fırsatlarınızı iyi okuyun demektedir. Ama özellikle de Hayri İrdallere, “artık bir Halit Ayarcı'ya ihtiyacınız yok” mesajı ile bu yeni dünyanın en önemli özelliğini vurgulamaktadır. Yorum sizin, her iki kitabı da okumanız ve en azından iki güzel okuma tecrübesi yaşamanız tavsiyelerimle..

Bir Öğrencinin Hayalinden Tutmak

Hayaller ve Paylaşmanın İnceliği Hayaller, insanın içindeki en güçlü motorlardan biridir. Kendi hayalini gerçekleştirmek için pe...