10 Ekim 2016 Pazartesi

İnsansız dünya gerçeğinde Robotik


“İçine çekildiğim dünya dışımda bıraktığım dünyadan daha gerçek” düşüncesiyle gerçeklikten kopmak..

Bir roman okurken, bir film izlerken ya da bir oyun oynarken bir başka dünyanın içine çekiliriz. İsteyerek yaparız bunu ve çoğu zaman da gerçek hayatın karmaşa, dram, stres, yorgunluk, ağırlık, kalabalık ve vesairesinden kurtulmaktır hedefimiz. Bazen de istemeden de olsa dış etkenlerle sanal bir gerçeklikle uğraşırken bir dünyanın içine çekiliriz. Gerçeklik ve sanallık arakesitinde kalmış bu dünyalar bizi alıp götürür kendi gerçekliğine. Sonuç olarak biri gerçekten gerçek diğeri de sanal gerçek olmak üzere iki gerçek olsa da ayırt etmek zorlaşıyor.

İlerleyen teknoloji sanal gerçekliği daha da gerçeğe yaklaştırırken bir yandan da gerçeği de hızla geliştirmektedir. Bir anlamda gerçek de sanallaşmaktadır denilebilir. Dolayısıyla geleceğin bireyleri için işlerin kolaylaştığı ile zorlaştığı söylemi birlikte gelişmektedir.

Son günlerde tanıklık ettiğimiz Pokemon Go’da sanalın gerçekliği ile insansız hava araçlarındaki gerçeğin sanallığı aynı anda gerçekleşmiştir. İki yönde gelişen teknoloji de desteklenmekte ve çok geniş bir talep görmektedir. Talep arz dengesi ilerleyen zaman için öngörüleri artırmaktadır. Geleceğe ilişkin birer ipucu olarak insansız arabalar ve işçisiz fabrikalarla aynı anda gerçekmiş gibi sanal teknolojiler hayatımıza girmektedir.

Dolayısıyla hayatlar bu süreçten etkilenmektedir. Bu etkinin pozitif yönünü öne çıkarmada Robotik Okuryazarlık kavramı konuşulmaktadır. Mekanik ve elektronik son teknoloji ürünleri ile insan arasında olumlu bir etkileşim için bu okuryazarlık üzerinden bir çıkış yolu aranıyor. Sonuç olarak kimse ilerlemeyi durdurmak istemeyeceğine göre bilinçlenmek ve pozitif kullanım daha mantıklı. Tıpkı küreselleşme tartışmaları gibi.

İşin gerçeğine bakılırsa Robotik Okuryazarlık da Medya Okuryazarlığı gibi sadece bir grubun çabasından öteye gitme şansına sahip değil. Çünkü gücü elinde bulunduranlar her şeyi manipüle edebilme becerileri ile bunun da hakkından gelirler. Yaptıkları yapacaklarının teminatı çünkü.

Dışarda bıraktığımız dünyayı o kadar istila ettiler ki, içine çekildiğimiz dünyanın güzelliğini bile göremez olduk. Hatta içine çekilecek dünya da bırakılmamış olabilir.  Sonuç itibariyle o dünyayı da birileri manipüle etme gücüne sahip. Çünkü kitaplar, televizyon, internet vb tüm medya bileşenleri birilerinin ürünleri. Ve hepsi de akıllı olma yolunda. Ve insansızlaşma..

İnsanlara kalan ise sadece tüketmek ve seyirci olmak. Akıllı cihazları üretenler böyle istiyor çünkü. Her şeyi akıllı yaparken ve insansızlaştırırken, insanın aklına ne gerek olsun ki? O zaman ilk hedef insanın aklından kurtulmak, düşüncesizleştirmek; bir başka ifade ile yok etmek. Düşünmeyi yok edemediğine göre yön değiştirme yöntemine başvurabilirsin.

Düşünür ama sana bir zararı olmadan. Hatta ondan bile kar elde edebilirsin. Selfie düşünme ile sadece kendini düşünen bireyler bu bağlamda ele alınabilir. Teknolojik ilerlemelerin sadece iyi yönlerine odaklanan, bundan bir şekilde karı da olan kişiler yine bu bağlamda düşünülebilir. Bu kişilerin manipüle ettiği saf insanlar da bir şekilde düşüncelerini birilerine koşulladıkları için zararsızdırlar. Hatta bunlara karşı bilinç geliştirme çalışmaları bile bunların değirmenine daha fazla su taşımaktadır. Evet, robotik okuryazarlık diyenler, yazıp çizerek bilinçlenme çabasında olanlar da bu kapsamda değerlendirilebilir.

Reklam reklamdır sonuçta.

Belki de bu yazıyı yazarken bile gerçekliğimden koparak sanal bir gerçekliğe kapılmış olduğum söylenilebilir. Belki de zaten dış gerçeklik rahatsız ettiği için yazmışımdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bir Öğrencinin Hayalinden Tutmak

Hayaller ve Paylaşmanın İnceliği Hayaller, insanın içindeki en güçlü motorlardan biridir. Kendi hayalini gerçekleştirmek için pe...