Bir öğretmen olarak düşünce, vicdan ve irfan özgürlüğüne
değinmek istedim. Bu üçünün de hep birlikte ve sürekli hür olmadığını belirtmek
isterim öncelikle. Hayat belki başlı başına bir özgürlük mücadelesi. Ve zaman
zaman yenilmek doğamızda var. Yenilgilerimizin kazandıklarımızdan az olması tek
tesellimiz. Eksiğiyle gediğiyle özgürlük dediğimiz işte bu. Doğal olan da bu
zaten.
Orwell, 1984 örneğinde düşünce özgürlüğü mücadelesini
anlatır. Her ne kadar roman gibi okusak da gerçek bir mücadeledir. Her dönem de
var olmuştur. Olacaktır da. Her ortamın kameralarla donatıldığı, teknolojik
gelişmelerle özelin neredeyse kalmadığı günümüz koşullarında düşünce özgürlüğü
mücadelesi daha da zorlaşmıştır. İnsan kalitesinin gelişen teknolojiyle aynı
oranda gelişmemesi de ayrı bir sorun olarak karşımızdadır. Her teknolojiye
erişebilirken sınırların bilinmemesinden kaynaklı sorunlar düşünce ve yaşama
özgürlüğüne kısıtlamalar getirmektedir. Her bir teknoloji özünde özgürlük
amaçlıyken, birilerinin elinde ne yazık ki esaret aracı olarak
kullanılmaktadır.
Dostoyevski’nin Rodya örneği ile de vicdan özgürlüğü
mücadelesidir. Bir süreliğine mantığımız bizi ikna etse de vicdan alttan alta
kendini hissettirecektir. Biz ilk anda fark etmesek de. Yapıp ettiklerimiz ve
görüp işittiklerimiz vicdan özgürlüğümüzü etkiler. Bir çocuğun çaresizce ölüme
terk edilişine şahit olurken vicdanımız özgür kalabilir mi? Bir masum suçsuz
yere ceza alırken sessizliğimiz vicdanımızda nasıl yankı bulur acaba? Kalbini kırdığınız
bir insan o gece uyumadan önce vicdanınızı meşgul etmeyecek mi? Yolda araba
tarafından katledilen bir canlı oracıkta artarda çiğnenirken vicdan özgür mü
dersiniz?
Oblomov ve Stoltz örneğinde irfan özgürlüğü mücadelesi ele
alınabilir. Aslında bu sadece bir örnek, okuduğumuz, izlediğimiz ve takip
ettiğimiz tüm medya bileşenleri bir yönüyle irfan özgürlüğü çabamıza örnek
verilebilir. Olay ve olguları anlama biçimimiz ve bunun belirleyicileri irfan
özgürlüğümüzün göstergeleridir. Haberlerde duyduğumuz olayların gerçekliğini izlediğiniz
kanalın gerçekliğinden ayırabiliyor musunuz? Medyanın manipüle gücünün farkında
mısınız? Dinlediğiniz bir dersi öğretmenden bağımsız evde araştırıyor musunuz?
Cümleleriniz, yorumlarınız ve kararlarınız başkalarına aitken nasıl irfan
özgürlüğü iddia edebilirsiniz?
Dolayısıyla ortalama bir özgürlük yaşadığımız söylenebilir. Tam
anlamıyla fikri hür vicdanı hür ve irfanı hür olmak ne yazık ki bir şekilde
engelleniyor. Bu kıt özgürlük gerçeğinde olabildiğince özgür yanımızı artırmaya
çalışmaksa en ideali. Mücadeleye devam..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder