31 Ekim 2016 Pazartesi

Fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür..



Bir öğretmen olarak düşünce, vicdan ve irfan özgürlüğüne değinmek istedim. Bu üçünün de hep birlikte ve sürekli hür olmadığını belirtmek isterim öncelikle. Hayat belki başlı başına bir özgürlük mücadelesi. Ve zaman zaman yenilmek doğamızda var. Yenilgilerimizin kazandıklarımızdan az olması tek tesellimiz. Eksiğiyle gediğiyle özgürlük dediğimiz işte bu. Doğal olan da bu zaten.

Orwell, 1984 örneğinde düşünce özgürlüğü mücadelesini anlatır. Her ne kadar roman gibi okusak da gerçek bir mücadeledir. Her dönem de var olmuştur. Olacaktır da. Her ortamın kameralarla donatıldığı, teknolojik gelişmelerle özelin neredeyse kalmadığı günümüz koşullarında düşünce özgürlüğü mücadelesi daha da zorlaşmıştır. İnsan kalitesinin gelişen teknolojiyle aynı oranda gelişmemesi de ayrı bir sorun olarak karşımızdadır. Her teknolojiye erişebilirken sınırların bilinmemesinden kaynaklı sorunlar düşünce ve yaşama özgürlüğüne kısıtlamalar getirmektedir. Her bir teknoloji özünde özgürlük amaçlıyken, birilerinin elinde ne yazık ki esaret aracı olarak kullanılmaktadır.

Dostoyevski’nin Rodya örneği ile de vicdan özgürlüğü mücadelesidir. Bir süreliğine mantığımız bizi ikna etse de vicdan alttan alta kendini hissettirecektir. Biz ilk anda fark etmesek de. Yapıp ettiklerimiz ve görüp işittiklerimiz vicdan özgürlüğümüzü etkiler. Bir çocuğun çaresizce ölüme terk edilişine şahit olurken vicdanımız özgür kalabilir mi? Bir masum suçsuz yere ceza alırken sessizliğimiz vicdanımızda nasıl yankı bulur acaba? Kalbini kırdığınız bir insan o gece uyumadan önce vicdanınızı meşgul etmeyecek mi? Yolda araba tarafından katledilen bir canlı oracıkta artarda çiğnenirken vicdan özgür mü dersiniz? 

Oblomov ve Stoltz örneğinde irfan özgürlüğü mücadelesi ele alınabilir. Aslında bu sadece bir örnek, okuduğumuz, izlediğimiz ve takip ettiğimiz tüm medya bileşenleri bir yönüyle irfan özgürlüğü çabamıza örnek verilebilir. Olay ve olguları anlama biçimimiz ve bunun belirleyicileri irfan özgürlüğümüzün göstergeleridir. Haberlerde duyduğumuz olayların gerçekliğini izlediğiniz kanalın gerçekliğinden ayırabiliyor musunuz? Medyanın manipüle gücünün farkında mısınız? Dinlediğiniz bir dersi öğretmenden bağımsız evde araştırıyor musunuz? Cümleleriniz, yorumlarınız ve kararlarınız başkalarına aitken nasıl irfan özgürlüğü iddia edebilirsiniz?

Dolayısıyla ortalama bir özgürlük yaşadığımız söylenebilir. Tam anlamıyla fikri hür vicdanı hür ve irfanı hür olmak ne yazık ki bir şekilde engelleniyor. Bu kıt özgürlük gerçeğinde olabildiğince özgür yanımızı artırmaya çalışmaksa en ideali. Mücadeleye devam..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bir Öğrencinin Hayalinden Tutmak

Hayaller ve Paylaşmanın İnceliği Hayaller, insanın içindeki en güçlü motorlardan biridir. Kendi hayalini gerçekleştirmek için pe...