“Mustafa İnan ölseydi bilim hayatımızda büyük
bir boşluk olacaktı”
Bu ifadeler o
güzel romandan. “Bir bilim adamının romanı”, bugünlerde yeniden okunanlar
arasında.
Gerçekten
ölmeleriyle hayatı eksik bırakacak insanlar iyi ki ölmemişler. Bu zenginlikleri
bu kalitede romanlaştırmak da ayrı bir iyi ki. O nedenle ölmemeli bilim
insanları. Ölmemeli bütün insanlar. Zenginliklerin yerini boşluklara
bırakmamalı. Bırakmamalı ki bu güzel romanlar umudu taşımalı bırakmamak
isteyenler için.
Dolayısıyla yaşamalı
geleceğin Atay’ları için. Bir gün gelir bir Oğuz anlatır; iyi ki der, ölmemiş. Ve
sen de iyi ki dersin ölmediğine…
İyi ki,
okumalarına devam etmiş. İyi ki umudunu hiç kaybetmemiş. Gece gündüz demeden
çalışmış. Bu ülkeye ve insanlarına inanmış… iyi kiler devam eder karşılıklı.
Bütün ağırlığıyla
sıkıntılar elbet yorar yüreği. Olgunlaşır erkenden.
Ağırbaşlı ve
durgun bir kişiliği de bu sıkıntılarla açıklar. Belki de her şey açıktır.
Ölmemeli onun
için. Ve öldürmemeli.
Ayfer Tunç’un
Dünya Ağrısı’nda dediği gibi, tüm ağrılarına rağmen inadına yaşamalı.
Nasıl bir inatsa
bu yaşamak..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder