23 Ekim 2016 Pazar

“Nasıl bir inatsa bu yaşamak”


 
“Mustafa İnan ölseydi bilim hayatımızda büyük bir boşluk olacaktı”

Bu ifadeler o güzel romandan. “Bir bilim adamının romanı”, bugünlerde yeniden okunanlar arasında.

Gerçekten ölmeleriyle hayatı eksik bırakacak insanlar iyi ki ölmemişler. Bu zenginlikleri bu kalitede romanlaştırmak da ayrı bir iyi ki. O nedenle ölmemeli bilim insanları. Ölmemeli bütün insanlar. Zenginliklerin yerini boşluklara bırakmamalı. Bırakmamalı ki bu güzel romanlar umudu taşımalı bırakmamak isteyenler için.

Dolayısıyla yaşamalı geleceğin Atay’ları için. Bir gün gelir bir Oğuz anlatır; iyi ki der, ölmemiş. Ve sen de iyi ki dersin ölmediğine…

İyi ki, okumalarına devam etmiş. İyi ki umudunu hiç kaybetmemiş. Gece gündüz demeden çalışmış. Bu ülkeye ve insanlarına inanmış… iyi kiler devam eder karşılıklı.

Bütün ağırlığıyla sıkıntılar elbet yorar yüreği. Olgunlaşır erkenden.

Ağırbaşlı ve durgun bir kişiliği de bu sıkıntılarla açıklar. Belki de her şey açıktır.

Ölmemeli onun için. Ve öldürmemeli.

Ayfer Tunç’un Dünya Ağrısı’nda dediği gibi, tüm ağrılarına rağmen inadına yaşamalı.

Nasıl bir inatsa bu yaşamak..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bir Öğrencinin Hayalinden Tutmak

Hayaller ve Paylaşmanın İnceliği Hayaller, insanın içindeki en güçlü motorlardan biridir. Kendi hayalini gerçekleştirmek için pe...