31 Mart 2020 Salı

uyanma mucizesi


Uyanmak

Uyanmak bir değişim ifadesidir. Uyku durumundan uyanıklık durumuna geçişi anlatır. Belki de en sıradan görülmesine karşın en sıra dışı değişimlerden bir tanesidir. Uyanmak, bir anda bambaşka bir durumdan bambaşka bir diğer duruma geçildiği bir mucizedir. İnsan alışmış olsa da uyanmak mucizesi kendini ara ara hissettirir. Öyle uyanmalar vardır ki, bir mucize olduğunu fark etmemek elde değildir.

Her bir uyanmak kendine özgüdür. Bazen açık kalmıştır üzerimiz, üşütür öyle uyanırız. Bazen su gibi terler o şekilde uyanırız. Bazen ise mükemmel bir dinlenmeden sonra kendiliğinden, huzurlu bir uyanma yaşarız. Aslında uyumaktan hedeflenen de tam olarak budur. Her akşam bu şekilde bir uyanma beklentisiyle uykuya dalarız. Ya da dalmalıyız.

Bazı durumlarda ise dışsal bir uyaran sonucu uyanırız. Uyandırılırız. Bir çalar saat olur bazen, bazen de bir oda arkadaşı. Ya da kötü bir şaka olabilir uyanma sebebi. O kısacık an binlerce şekilde oluşabilir. Sonuçta bir şekilde uyanılmış olsa da önemlidir uyanma anı. Kimse olumsuz bir uyanma şekliyle uyanmak istemez.

Bir anlamda uyuma ile de ilgisi vardır uyanmak mucizesinin. Bu mucize ne kadar hoş olsun isteniyorsa uykunun da o kadar hoş olması önemlidir. Bir başka ifade ile, hayatın içindeki tüm anlar gibi, uyanma anının da güzel olması hayatın tamamındaki güzelliklerle orantılıdır. Uyanmanın güzelliği uykunun güzelliği ile; uykunun güzelliği de bir önceki günlerle mucizevi bir bağlılık göstermektedir.

Bu durum hayatın içindeki birçok uyanma bağlamları için de geçerlidir. Bir bireyin her sabah dünyaya uyanması gibi gençliğe uyanması, bahara uyanması, hayatın amacına uyanması ve farkında olmadığı gerçeklere uyanması da benzerdir. Mutlu ve huzurlu bir uyanmak için bir önceki dönemin önemi büyüktür. Bir bebeğin çocukluğa, çocuğun da ergenliğe oradan hayatın gerçeklerine uyanma süreci uyku olarak ifade edilebilecek bir önceki dönemleri ne kadar verimli yaşadıkları ile açıklanabilir.

Çocukluğunu verimli bir şekilde yaşayamamış bireylerin sorunsuz bir ergenlik ve hayat olgunluğu göstermeleri olası görülmez. Dış etkilerle zorla uyandırılan bir uyanma ne kadar verimli değilse fazlasıyla uzatılan bir uyku da verimli olmayacaktır. Olması beklenen uyanmak, tam bir dinlenme sonucunda kendi iç dinamikleri ile dış etkenlerin birleştiği bir uyanmadır. Bu şekliyle uyanma hem uyuyan kişi hem de toplum için tam anlamıyla bir mucize olabilecektir.

Bu anlamda dış etkenler olarak bizlere düşen doğru bir uyku dönemini planlamaktır. Doğru zamanlama ile doğru bir uykuyu planlayabilirsek, doğru bir uyanma doğal bir sonuç olarak ortaya çıkacaktır. Doğru bir uyanma için müdahale uyku üzerine odaklanmalıdır. Uyku sürecini planlamayan yetişkinlerin uyanma sürecine sert müdahaleleri travmatik sonuçlar doğurabilir. Zaten bu müdahale de travmatik bir sorunun ta kendisidir.

İşin özü uyanmaktır. Uyandırılmak dışsal bir anlam çağrıştırır. Bir yumurta içte olgunlaşmadan dıştan kırılırsa civcive haksızlık yapılmış olacaktır. O nedenle dışta olanlara düşen görev uyanmak olgusunu desteklemek olmalıdır. Kişi kendi uyandığı sürece uyanmak tam anlamıyla bir mucizedir. Bu nedenle uyandırmaya değil uykunun kaliteli hale gelmesine yatırım yapılmalıdır.


25 Mart 2020 Çarşamba

Bir insanın evi çocukluğudur

Evim ve Çocukluğum
Bir virüs bütün insanlığı evinde kalmaya zorladı bu günlerde. Ev önemliydi. Bizi çevreden gelebilecek hastalıklara karşı koruyabilirdi. Evimizin değerini bir kere daha fark etmiştik. Ev üzerine bir hayli düşünme fırsatımız oldu. Hayatın olağan akışı içerisinde göremediğimiz birçok ayrıntısıyla evimiz iyi ki vardı. Sağlıklı bir evin, insan için yaşamsal önemi bir kez daha ortadaydı. Evimize daha iyi bakmalıydık. Her türlü koşula karşı evimizde hazırlıklar yapılmalıydı. Hazırlıklı olmak önemliydi.
Sadece beden sağlığını tehdit eden virüsler için değil, psikolojik ve sosyolojik virüsler için de evimiz hazır olmalı. Sadece yaşadığımız somut ev değil, duygu ve düşüncelerimizin yaşadığı soyut evimiz de bu anlamda birlikte hazırlanmalı. Bir insanın evi çocukluğudur. Çocukluk hayat boyu yaşama ev olmasıyla çok değerlidir. Sağlıklı yaşanmış bir çocukluk yetişkinlik dönemlerinde karşılaşılabilecek tüm virüslere karşı sığınabileceğimiz bir evdir. Çocukluk evi yetişkinlikte beklenmedik virüslere karşı sağlam ve donanımlı şekilde hazırlanmalıdır.
İlk önce kendi çocukluğumuzun güzel anılarını canlı tutmakla işe başlayabiliriz. İçimizdeki çocuğa sahip çıkmak zaten en ilk yapmamız gerekenlerden. Sonrasında ise çevremizdeki tüm çocukların sağlıklı bir çocukluk yaşamasına yardımcı olmalıyız. Hele de bir öğretmenin bu bağlamda sorumluluğu çok fazla. Bir çocuğun çocukluğuna verilen küçük zararlar onun evinden çalınmış bir tuğla olarak düşünülmeli. Çocuklarımızın geleceğinden çalmayalım. Hayatı tüm gerçekliği ve doğallığı ile keşfetmelerine engel olmayalım. Bu bağlamda anne babaların çocuklarının sorumluluklarını yüklenmeleri de bir engel olarak düşünülebilir.
Virüs günlerinde sadece kendimizi düşünerek toplumsal olanakları yağmaladığımız gibi çocukların geleceğini de yağmalamayalım. Evim çocukluğum düşüncesiyle her bir çocuğun evini sağlıklı bir şekilde tamamlamasına engel olmayalım. Destek olmak ifadesinden olabildiğince uzak duruyorum çünkü desteklemek de iyi düşünceli bir engel olarak karşımıza çıkabiliyor. Bırakalım kendi evlerinin özneleri kendileri olsunlar. Bir ömür kendi evlerinde misafir kalmasınlar.



Beklenti ve Umut

Beklenti
Beklenti umudun somutlaşma hazırlıklarıdır. Kısa vadeli ya da pratik umutlar da denilebilir beklenti için. Beklemekten doğmuştur. İnsan hayatta birçok şeyi bekler. Umut eder. Gerçekleşme durumu ise bir yönüyle beklentiye de bağlıdır. Bir beklentinin gerçekleşme olasılığı hesap edilerek veya gerçekleşmeme ihtimali düşünülerek ortaya çıkmış olması her zaman daha iyidir. Bu bağlamda çok yönlü düşünmek daha makul olanıdır.
Gerçeklikten uzak beklentiler hayata ve kişilere karşı olumsuz bakış üretir. Büyük beklentiler büyük kırılmalar ortaya çıkarabilir. Her duyguda olduğu gibi beklentinin de ayakları yere basanı makuldür. Kişi elbette çok büyük umutlar büyütmelidir geleceğe dönük. Ancak bu umutların gerçekleşmesi için çaba ve gözlemleri hesaplanmadan beklentiler belirlenmemelidir. Bu ilk başta umuda saygıdan böyle olmalıdır.
Her insan en güzel şartlarda sağlık kurumlarından faydalanmayı umut eder. Bir sağlık sorunu yaşadığında en modern imkanlarla en iyi doktordan destek almayı kim ummaz ki? Ama insanların sağlık tercihlerini umutları ile imkanları birlikte belirlemek durumundadır. Bununla ilgili birçok yaşantı, somut örnek bulunabilir.
Bir araştırma hastanesinde muayene olurken bu durumu yaşayarak tecrübe etmiştim. Doktor dolu ameliyathanede herkes kendi halindeydi. Kimse benimle ilgilenmiyor gibi gelmişti. En kıdemli olan doktor arada bir gelip kabaca bakıp bir şeyler söyleyip gidiyordu. Başımdaki iki doktordan da tecrübeli olan diğerine tarif edeceğim diye her bir aşamaya başlayıp bırakıyordu. Acemi olan doktor ise bir denek olarak benim üzerimde öğreniyordu. Bu arada akşamki yemekten başka bir mesai arkadaşlarının dedikodusuna kadar sayısız muhabbete de misafir olmuştu kulaklarım. İlk başta kendimi değersiz hissetmiştim.
Bir süre geçtikten sonra olayı daha doğru bir şekilde değerlendirebildim. Benim için oradaydılar. Bana yardımcı oluyorlardı. İyileşmem için 3 saat ter dökmüşlerdi. Bu arada tabi ki sohbet edeceklerdi. Birbirlerine öğretme durumu ise tamamen benim seçimimdi aslında. Yani bu hastane ve ücretsiz muayene tercihi bunu kabul etmekti. Başıma geldikten sonra deneyerek öğrenmiş olsam da bu yıllardır böyleydi. Ayrıca üç saatlik operasyonda gerektiği yerlerde bana da açıklama yapmışlardı. Çok zor bir ameliyat olabileceğini önceden anlatmışlardı.
Kısacası burada beklentilerimizin olgunlaşmasına destek olan bir yaşantı söz konusu. Bu yazı belki de bu yaşantı ile çok daha anlamlı. Ben de beklentiden beklentilerim bağlamında bu yaşantıdan sonra daha bir olgunlaştım. İnsanlar bize düşman değiller. Herkes özünde bizim için var. Sadece kimin veya neyin bize daha çok şey verebileceğini hesaplayabilmek bize kalıyor. Yanlış kararlar alıp farklı sonuçlar beklemek çok da gerçekçi olmasa gerek.
Çok daha kısası, üç kuruşa beş köfte olmaz. Hayat beklentilerle gerçeklerin kesişiminde çok daha sağlıklı. Bu da bir anlamda beklentilerin sağlıklı olmasına bağlı. Beklentilerin sağlıklı olması, umutlarımızın boşa çıkmaması hayatın gerçeklerini tanımaktan geçiyor. Dolayısıyla sadece beklemek sağlıklı bir beklenti için yeterli görünmüyor.

Bir Öğrencinin Hayalinden Tutmak

Hayaller ve Paylaşmanın İnceliği Hayaller, insanın içindeki en güçlü motorlardan biridir. Kendi hayalini gerçekleştirmek için pe...