9 Ağustos 2021 Pazartesi

Yarın Gitmiştik

 

Bir çocuk saflığında yarın gitmiştik dedi.

Bir yetişkin mantığında gülümseyiverdim.

Sonra birden yeni düşünceler aklıma geldi.

Dünle yarın arasında çok da fark göremedim.

 

Zamana bıraktım ve kocaman gülümsedim.

O ana odaklandım, konuşmaya devam ettim.

Ne güzeldi, iyi ki gitmiştik, yine gideriz dedim.

O sözcüklerimi ben de her şeyiyle o anı sevdim.

 

 

33 yılın yükleriyle umarım doğru yoldasın.

İstedin ki, zamanı düşünmeye şimdiden başlamasın.

Daha 5 yaşında bir çocuk, çocukluğunu yaşasın.

Dün ve yarınla mücadele etmekten yorulmasın.

3 Ağustos 2021 Salı

Anne Duası

 

“Bu zamanınız hayrolsun!” derdi bir teyze.

“Akıbetimiz hayrolsun!” derdi komşular.

Mevzular bir hayli uzaktı ya bize.

Güzel güzel saatlerce konuşurdular.



 

 

 

 

 

4 Temmuz 2021 Pazar

Enjoy

 

Her son yeni bir başlangıç

Bir sonu daha geride bırakmanın karmaşık duygularındayım. Fazlasıyla uzayan bir dönemin belirsizlikleri içerisinde iyice özlenmiş bir sondan bahsediyorum. Dile kolay 18 Ağustos ile 02 Temmuz arası günlük ve haftalık değişebilen planlarıyla bilinmezlerle dolu ve uzun bir yolculuktu geride kalan. Öğrencisiyle, öğretmeniyle, velisiyle ve tüm ilgilileriyle yorucu ve bir o kadar öğretici yolculuk bugün sona erdi.

Bugün sona eren kapalıyken bile çevrimiçi okulda devam etmeye çalışılan bir eğitim öğretim mücadelesiydi. Eğitimde yepyeni bir çağın ilk adımları atılıyordu. Okullar sanal bir gerçeklikte yeniden inşa ediliyor, öğrenme yepyeni bir bağlamda konumlanıyordu. Alışkanlıklar bir anda ortadan kaybolurken bir yıl öncesine kadar adını bile duymadığımız yenilikler yaşamımıza giriyordu. İşte bu hal ve koşullar içerisinde geçen bir sürecin sonuydu bugün.

Her son gibi bugün de bir başlangıç yapmak istedim. Eve gelir gelmez bu satırları yazmaya başladım. Geçip giden zamanı kelimelerle anlatmak, geçmişin aydınlığında yeni başlangıçlara hazırlanmak ve dün bugün yarın arasında bütünlük yakalamak arzusundaydım. Öyle ya sonuçlar öğretirdi. Sondan geriye baktığımda çok değişik örnekler hatırıma geliyordu ve ben bunları üç başlıkta özetlemeye çalıştım.

İlk olarak süreci kayıp olarak değerlendirebileceğim örneklere yer vereyim. Okulla birlikte eğitim öğretime kendini kapayan veya kapatmak zorunda kalan birçok örnek vardı. Sağlık, ekonomik, sosyal ve psikolojik birçok zorunlu nedenle eğitim ikinci planda kalmış, eğitim öğretim bağlamında kayıp bir dönem yaşanmıştı. Bu örneği talihsizce yaşamak zorunda kalanları ciddi bir destek gereksinimi ve zor bir başlangıç bekliyor.

İkinci olarak ise çevrimiçi, hibrit veya özel çabalarla eğitim öğretime devam etmeye çalışan örneklere yer verebilirim. Türkiye bağlamında çoğunluğun bu grupta olduğu söylenebilir. Özellikle velilerin büyük fedakarlığı temelinde öğrenci, öğretmen ve yöneticiler olağanüstü bir mücadele sonucu öğretimden kopmaları önleyerek akademik kayıpları en aza indirmeyi başardılar. Sosyal ve psikolojik bağlamda ise kayıplar daha yüksek, başarı görece daha düşüktür.

Üçüncü ve son grupta ise değişimi fırsata çeviren örnekler yaşanıyordu. Pandeminin bütün olumsuz etkilerine rağmen, belki de bu yeni konjonktür sayesinde, mucizeler yaratan örnekler vardı. Geleceğin eğitimini kendinde ve çevresinde içselleştiren ve değişimin lokomotifi olan bu örnekler artan iletişim araçları ile topluma hızla yayılmışlar ve moral olmuşlardı.

Tüm bu örnekler ve daha fazlası için bir dönem şimdilik sona ermiş durumda. Elde var her şeyiyle yeni başlangıçlar. İçindeyken bir şekilde tam olarak görülmeyenleri görme; olabildiğince objektif bir değerlendirme ile önümüzdeki başlangıçlara hazırlanma ve eldeki zamanın tadını çıkarma zamanı. Okuyacak kitaplarımız, takip edilecek çevrimiçi eğitim etkinliklerimiz ve gezilecek harika bir ülkemiz bizi bekliyor. Okuyarak gezen, gezerek çok okuyan her durumu bir şekilde iyiye yorumlayan öğrenenler için gelecek umutlu, yeni başlangıçlarınız uğurlu olsun.

 

5 Ocak 2021 Salı

Baba olmak - Ninni Söyleyen Babalar

Babacık, babacık seni seviyor.

Kutluhan, Kutluhan artık uyuyor.

Aferin, aferin kimin oğlu bu.

Uyudu uyudu şimdi uyudu.

eee eee ee eee

eee eee ee eee

Babacık, babacık seni seviyor.

Kutluhan, Kutluhan bunu biliyor.

Aferin, aferin benim oğlum bu.

Uyudu uyudu artık uyudu.

eee eee ee eee

eee eee ee eee

Okumak bayramı - uzaktan eğitimde birinci sınıf - #eğitimaşk

 Patlamış mısır metaforu – İlk okuma süreci – İlkokul 1.sınıf

Bir öğretmenin en büyük mutluluğu, öğrencilerinin patır patır okumaya başlamalarıdır. Öğrenciler okudukça mutluluk çoğalır. Tıpkı patlayan mısırların çoğalması gibi. Bembeyaz. İçlerindeki tüm güzellikler dışına taşmış. Tertemiz ve kocaman yüreklerin kabaran öğrenme heyecanı, sınıfın dört bir köşesini doldurmuş. Sevgiyle, sımsıcak ve çoğalmaya devam ediyor.

İlk önce sınıfta hazırlıklar başlar. Mısırlar gelmeden tüm hazırlıklar yapılmalıdır. Öğretmen en sonunda yağı ve tuzu da ekler. Şimdi mısırları bekleme zamanıdır. Mısırlar da sınıfa gelince öğretmen sevgiyle tüm sınıfı ısıtmaya başlar. Her öğrenci biriciktir. Tek tek her bir öğrenci ile yakından ilgilenilmelidir. Yavaş yavaş sesler gelmektedir artık. Her biri biricik sesler birbirine karışmaktadır. Birleşmekte ve bir anlam oluşturulmaktadır. Sevgiyle ve takdir ederek, tüm öğrencilerin kendi seslerini keşfetmeleri sağlanır.

Ve işte patır patır başlamıştır. Kendi sıcaklığını bulan mısırlar bir oradan bir buradan ses vermektedirler. Sesler hızla birbirine karışır. İşte mutluluğun resmi budur. Bir öğretmen için okumaya başlayan öğrencilerin heyecanını paylaşmak benzersizdir. Dört bir taraftan mutluluk manzaraları gelmektedir.

Tüm bunlarla eş zamanlı öğretmenin bir tarafı ise endişe içindedir. Patırtı seslerinin derinlerinde tek tük sesleri duyulan mısırlar vardır. Öğretmen bilmektedir. Her mısır kendine özgüdür. Sınıfın sıcaklığı bazı mısırlara ulaşamayabilir. Dolayısıyla öğretmenin bir kulağı hep o mısırlardadır. Sabırla, sevgiyle ve takdir ederek tüm mısırlar yeterli sıcaklığa ulaştırılmaya çabalanır.

Öte yandan patlayan mısırların aynı sınıfta olması gerçeği vardır. Patlamayan mısırlarla patlayan mısırları aynı anda idare etme önemli bir aşamadır. Sonunda patlayan mısırların da yardımıyla tüm sınıf patlamış mısır kovasına dönüşmüştür.

Şimdi bayram zamanıdır. Patlamış mısırların okuma bayramıdır bu. Gelsin yepyeni kitaplar. Her kitap bir sinemadır. Patlamış mısırlar da hazır olduğuna göre sayısız kitap bizi bekler. Okumak bayramdır. Sadece birinci sınıfta değil, her yıl kutlanmalıdır.  

Bir Öğrencinin Hayalinden Tutmak

Hayaller ve Paylaşmanın İnceliği Hayaller, insanın içindeki en güçlü motorlardan biridir. Kendi hayalini gerçekleştirmek için pe...