27 Kasım 2019 Çarşamba

Yüklenmek


Yaşamak yüklenmektir



Bir gün, bir üniversite amfisinde kalabalık bir grup öğrenciye hitaben; “Eğitim nerde başlar?” diye sorar bir öğretim üyesi. Ucu bucağı olmayacağı henüz sorulurken dahi belli olan bu soru yıllar sonra bir başka yerde ve bambaşka bir durum için akla gelecektir. Belki de bu soru bunun için var olmuş ve onlarca meraklı kulaktan birine takılıp kalmıştır. Tıpkı bir o kadar bambaşka belirsiz bir günde hatırlanmak üzere diğer onlarca meraklı kulağa takılıp kaldığı gibi. Ya da aynı anda o amfide bu yaşanırken koridorun hemen ilerisinde bir başka öğretim üyesinin yine bir o kadar kalabalık bir grupla yaşantı ürünü etkileşiminden her bir bireyin kendi düşüncelerine takılıp kalanlar gibi. Farkında olarak edinilenlerle farkında olmadan edinilenlerin; farkında olunduğu sanılarak edinilenlerle ilerde çok başka farkındalıklara dönüşenlerin ve daha birçoğunun kesişiminden geriye kalanların üzerine düşünmeler ve bunlardan ortaya çıkan kafa karışıklığının tekrardan bir yerlere takılıp kaldığı gibi.

Sahi bütün bu takılıp kalanlar nedir? Bir birikim olarak ele alınabilir mi? Bireyin yararına mıdır? Takılma durumu yaşamın doğasından mıdır? Ya da bütün bu sorular ve daha fazlası da bir anlamda farklı bir takılma olarak görülebilir mi? Yani bir bir takılıp kalan sayısız ögenin bir bütüne dönüşmesi sonucu ortaya çıkan birikim de farklı bir takılma olarak düşünülebilir. Öyleyse takılıp kalanlar arasında bir iletişim, çok özel bir etkileşim söz konusu denilebilir. Tıpkı şu an, çocukluğumun bir hatırasının takıldığı yerden koşarak gelip konuya açıklık getirmesi gibi. Bir balık avlama macerasından aklımın bir köşesine takılan ve işte yıllar sonra bambaşka bir durumda hatırlanan “ırmağa karşıdan karşıya ağ germe” sonrasında, akıntının getirdiği her ne var ise ağın deliklerini doldurarak balıklara yer kalmaması örneği gibi. İlerleyen günlerde “ırmağın akış yönüne serilen ağlar” ve amaca ulaşılan balık tutma maceraları.

Hayatın akışı içerisinde belirli bir amaca yönelen her bir birey için doğru yere ve doğru bir şekilde yerleştirilen bir ağ olması ümidiyle, bir hayat çıkarımımı sorguladığımda yeni bir soru takıldı düşüncelerime: Yaşamak yüklenmek midir? Bu soru üzerine düşündükçe, yıllardır farkında olarak veya olmayarak yaşantılardan takılıp kalanlar birer birer koşup geldiler. Hepsi de çok canlı ve heyecanlıydılar. En son takılıp kalan soruyla mükemmel bir etkileşim kurarak teker teker cevapladılar. Yaşamanın yüklerini, yüklenmenin değerini, yüklerin birbiriyle etkileşimini ve bireyin bütün bileşenlerini eşgüdümleyerek yükleriyle barışması gerekliliğini ortaya koydular.

Yaşadığımız ilk günden bugüne bilerek veya bilmeyerek sayısız şeyler yüklendik. Bu taşıdığımız beden bir anlamda yüklerimizden sayılamaz mı? Peki, bu satırların ve başka binlercesinin kaynağı duygu ve düşünceler birer yük değil midir? Sevdiklerimiz, sevmediklerimiz; mutluluklarımız, üzüntülerimiz; iyiliklerimiz, kötülüklerimiz ve daha ötesinde sonsuz olay ve olgudan her biri birer yük değil midir? Dolayısıyla buradaki yük kavramı sadece sevilmeyenlerimizi ifade için değil sevilenlerimizi de ifade eden geniş bir anlamda kullanılmaktadır. Yazıya başlarken ifade edilen “Eğitim nerde başlar?” sorusu gibi birçok olumlu yüklerin hayatın her anında aklımıza, düşüncemize ve bedenimize yüklenmesi buna örnek olarak düşünülebilir.

Kulağımıza takılıp kalan ve belirsiz bir gelecekte yaşam bulmayı bekleyen yüklerimiz var olduğu gibi; kalbimize, gözlerimize ve düşüncelerimize takılan yükler de bir o kadar varlık ve gerçeklik taşımaktadırlar. Her biri gerçek olan ve bizi biz yapan yüklerimizden kurtulsak, acaba ortada biz diye bir şey kalır mı? Her nefes alışımız bir yük olmakla birlikte nefes alamayınca yaşayamama gerçeğiyle yüzleşemez miyiz? Bir yandan pişmanlıklar üreten sözcüklerimiz bir diğer taraftan sevgileri çoğaltırken, yüklendiğimiz sözcükler ve dilin kötü bir şey olduğunu kim diyebilir? Yüklenmeden yapamadığımız, yaşamanın bir anlamda yüklenmek demek olduğu bu gerçeklikte yapılması gereken yüklerimizden kurtulmak veya yüklenmekten kaçınmak olabilir mi?

Belki de işin özü, öncelikle olumlu yükleri yüklenmek ve bütün yüklerimizle yaşama daha güçlü yüklenmektedir.






Bir Öğrencinin Hayalinden Tutmak

Hayaller ve Paylaşmanın İnceliği Hayaller, insanın içindeki en güçlü motorlardan biridir. Kendi hayalini gerçekleştirmek için pe...