Kaliteli zaman
Küçükken boş zamanlarımda babamın kahvehanesine giderdim.
Babamla olmak, onun işini kolaylaştırmak ve aralarda babamla domino oynamak
benim için çok değerliydi. Babamla geçen her an nerde ve nasıl olursa olsun
kaliteliydi. Öyle ki akşam dükkanı kapamadan önce kül tablalarını yıkamayı bile
göze almıştım. O iğrenç kokularına rağmen babamla olmak, birlikte bir işin
ucundan tutabilmek her şeyden daha önemliydi. Babam benim kahramanımdı.
Kahramanımın yanında her an kaliteliydi.
Akşam eve geldiğimizde kahramanımın kahramanı, hepimizin
kahramanı, annemle geçen zamanlarım da paha biçilemezdi. Secdede boyuna
sarıldığım, canım annem, aramızdan erken ayrılsa da dualarıyla hayatımın her
anına değer katmaya devam ediyor. Abilerim, biricik ablam, arkadaşlarım,
akrabalarım ve tanımakla mutluluk duyduğum diğer insanlarla birlikte zamanımı hep
kaliteli yapmaya çalıştım. Hala da kaliteli zaman geçirmek çabasındayım.
Ve şimdi öğrencilerim, onlarla birlikte kaliteli zaman
geçirme amacındayım. Öğrenme bu kaliteyle birlikte geliyor zaten. Kaliteli
zamanlar geçirerek hayatı öğrenen bir öğretmen olarak öğrencilerimle de
kaliteli zamanlar biriktirmeyi hedefliyorum. Her anını kaçırmadan, iyi kötü
hiçbir şeyi ıskalamadan, doyasıya yaşamak istiyorum. Ve bir gün bu isteğimi
velilerimle de paylaştığımda bu yazıyı yazmaya karar verdim.
Çocuklarımızla kaliteli zaman geçirmek nedir?
Aslında çocuklarımızla geçen her anımız kalitelidir. Burada
amaç öncelikle bunun farkına varmayı sağlamak. Çocuklarımıza değer vermeyi
vurgulamak. Onları doğal bir şekilde kendi yaşamımızın içinde kabul etmek. Ve
onların yaşamına misafir olmak. Tüm bunları yaparken de olabildiğince doğal
olabilmek. Çocuklarımızla eğlenebilmek. Onlarla öğrenebilmek. Birlikte bir işin
üstesinden gelebilmek. Sadece mutlu olmak zorunda olmadan bazen de üzüntüyü
paylaşabilmek. Birlikte ve doğal yaşayabilmek. Bu yaşamanın kalitesini
keşfedebilmek. Acısında da tatlısında da, kolayında da zorunda da bir
olabilmek. Birlikte öğrenebilmek.
Çocuklarımızla sinemaya gitmek, onlara istediklerini almak
veya para ile birçok şeyi çözmek tek başına kaliteli zaman olarak yetmiyor.
Tabi ki bunlar birer kaliteli zaman örneği olabilir. Ancak çocuklarımızla
kaliteli zaman geçirin tavsiyesinin karşılığı her zaman bu değildir. Olmamalıdır.
Hayat her zaman sevinçlerden, varlardan ve neşeden ibaret olmadığı için, her
anı kaliteli yaşayabilmek için, kaliteli zaman önermesi çok yönlü ele
alınmalıdır.
Çocuklarımız ailenin bir örneğidir. Bunun farkında
olabilmek. Onlarla ilgilenirken de ilgilenmezken de onların bizimle
ilgilendiğini yeniden keşfedebilmek. İşte o nedenle kendimizi bir kez daha
gözden geçirmek. Zamanımızı yeniden kalite süzgecinden geçirebilmek. Ve
kendimize bu soruyu açık olarak cevaplamak:
Kendi zamanımız ne kadar kaliteli?
Kendi zamanımızı kaliteli yapmak bir anlamda çocuklarımızla
geçireceğimiz zamanın kalitesini etkileyecektir. Zamanı kaliteli olan bir
öğretmen, öğrencilerle de kaliteli zamanlar geçirebilme olasılığı görece daha
yüksek bir öğretmendir. Kendi zamanı kaliteli olan bir eş, ailesiyle birlikte
kaliteli zamanlar geçirme adına görece daha şanslıdır. Ve bir baba, kendi
zamanını kaliteli yapabiliyorsa, çocuğu ile kaliteli zaman geçirebilme şansı
görece daha yüksektir.
Bütün meselelerin gelip dayandığı yerde olduğumuza göre
sanırım toparlama zamanı gelmiş görünüyor. Evet, kendimizi değiştirmek bütün
değişimlerin özüdür. Kaliteli zaman geçirme bağlamında da işin özü kendimizle
kaliteli zaman geçirebilmeye gelip dayanmaktadır. Kendi zamanını kaliteli
yapamayan yakın uzak çevresinde de kaliteli zaman geçirme adına zorlanabilir.
Elbette istisnalar olabilecektir. Ama işi istisnalara bırakmak pek de akılcı
bir yöntem olmasa gerek.
Hadi ne duruyoruz?
Sevdiklerimizle geçirecek kaliteli zamanlarımız bizi
bekliyor.