Uyanmak
Uyanmak
bir değişim ifadesidir. Uyku durumundan uyanıklık durumuna geçişi anlatır.
Belki de en sıradan görülmesine karşın en sıra dışı değişimlerden bir
tanesidir. Uyanmak, bir anda bambaşka bir durumdan bambaşka bir diğer duruma
geçildiği bir mucizedir. İnsan alışmış olsa da uyanmak mucizesi kendini ara ara
hissettirir. Öyle uyanmalar vardır ki, bir mucize olduğunu fark etmemek elde
değildir.
Her
bir uyanmak kendine özgüdür. Bazen açık kalmıştır üzerimiz, üşütür öyle
uyanırız. Bazen su gibi terler o şekilde uyanırız. Bazen ise mükemmel bir
dinlenmeden sonra kendiliğinden, huzurlu bir uyanma yaşarız. Aslında uyumaktan
hedeflenen de tam olarak budur. Her akşam bu şekilde bir uyanma beklentisiyle
uykuya dalarız. Ya da dalmalıyız.
Bazı
durumlarda ise dışsal bir uyaran sonucu uyanırız. Uyandırılırız. Bir çalar saat
olur bazen, bazen de bir oda arkadaşı. Ya da kötü bir şaka olabilir uyanma
sebebi. O kısacık an binlerce şekilde oluşabilir. Sonuçta bir şekilde uyanılmış
olsa da önemlidir uyanma anı. Kimse olumsuz bir uyanma şekliyle uyanmak
istemez.
Bir
anlamda uyuma ile de ilgisi vardır uyanmak mucizesinin. Bu mucize ne kadar hoş
olsun isteniyorsa uykunun da o kadar hoş olması önemlidir. Bir başka ifade ile,
hayatın içindeki tüm anlar gibi, uyanma anının da güzel olması hayatın
tamamındaki güzelliklerle orantılıdır. Uyanmanın güzelliği uykunun güzelliği
ile; uykunun güzelliği de bir önceki günlerle mucizevi bir bağlılık
göstermektedir.
Bu
durum hayatın içindeki birçok uyanma bağlamları için de geçerlidir. Bir bireyin
her sabah dünyaya uyanması gibi gençliğe uyanması, bahara uyanması, hayatın
amacına uyanması ve farkında olmadığı gerçeklere uyanması da benzerdir. Mutlu
ve huzurlu bir uyanmak için bir önceki dönemin önemi büyüktür. Bir bebeğin
çocukluğa, çocuğun da ergenliğe oradan hayatın gerçeklerine uyanma süreci uyku
olarak ifade edilebilecek bir önceki dönemleri ne kadar verimli yaşadıkları ile
açıklanabilir.
Çocukluğunu
verimli bir şekilde yaşayamamış bireylerin sorunsuz bir ergenlik ve hayat
olgunluğu göstermeleri olası görülmez. Dış etkilerle zorla uyandırılan bir
uyanma ne kadar verimli değilse fazlasıyla uzatılan bir uyku da verimli
olmayacaktır. Olması beklenen uyanmak, tam bir dinlenme sonucunda kendi iç
dinamikleri ile dış etkenlerin birleştiği bir uyanmadır. Bu şekliyle uyanma hem
uyuyan kişi hem de toplum için tam anlamıyla bir mucize olabilecektir.
Bu
anlamda dış etkenler olarak bizlere düşen doğru bir uyku dönemini planlamaktır.
Doğru zamanlama ile doğru bir uykuyu planlayabilirsek, doğru bir uyanma doğal
bir sonuç olarak ortaya çıkacaktır. Doğru bir uyanma için müdahale uyku üzerine
odaklanmalıdır. Uyku sürecini planlamayan yetişkinlerin uyanma sürecine sert
müdahaleleri travmatik sonuçlar doğurabilir. Zaten bu müdahale de travmatik bir
sorunun ta kendisidir.
İşin
özü uyanmaktır. Uyandırılmak dışsal bir anlam çağrıştırır. Bir yumurta içte
olgunlaşmadan dıştan kırılırsa civcive haksızlık yapılmış olacaktır. O nedenle
dışta olanlara düşen görev uyanmak olgusunu desteklemek olmalıdır. Kişi kendi
uyandığı sürece uyanmak tam anlamıyla bir mucizedir. Bu nedenle uyandırmaya değil
uykunun kaliteli hale gelmesine yatırım yapılmalıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder