2012 yılında Anderson tarafından ortaya koyulan ve benim 2015
Haziranında tanıştığım “Geleceği Üretenler” isimli kitap, gerçekten üzerinde
konuşmayı ve güzel bir okuma deneyimi olarak önerilmeyi fazlasıyla hak ediyor.
Kitap temel olarak kitle iletişim araçları ile kurulan yeni sanal dünyada
(Bitler dünyası) mucit ile girişimci arasındaki yolun olabildiğince azalmış
hatta bitmiş olduğunu vurguluyor. Bu yeni durumda bir mucidin geliştirdiği bir
düşünceyi hayata geçirmesi için ayrı bir girişimciye gereksinim duymaması, bir
yandan mucit olurken girişimci de olunabileceği öngörülmekte. Kitle iletişim
araçları ve özellikle onun amiral gemisi olan internetin çağın mucitlerine
girişimci olma, paylaşma ve düşüncelerini anında gerçekleştirme fırsatı
sunmakta oluşu kitabın birçok yerinde yeni sanayi devrimi olarak vurgulanıyor.
Bu şekilde çok kısa olarak özetlediğim “Geleceği Üretenler”
isimli eseri okurken birçok yerde Tanpınar’ın “Saatleri Ayarlama Enstitüsü”
romanı ile özdeşleştirilebilecek yerler bulunmaktadır. Özellikle kitapta ifade
edilen eski tarz girişimci ve mucit ayrımı Tanpınar’ın eserinde iki karakter
üzerinden çok güzel canlandırılabilir. Saat konusunda çok usta bir mucit olarak
nitelenebilecek olan Hayri İrdal karakteri ile bu yeteneği ürüne dönüştüren
girişimci Halit Ayarcı karakteri “Geleceği Üretenler” mantığıyla artık tek bir
kişide birleşebilmektedir. Geleceğin üretenleri üretici olmak için yetenek ve
becerileri varsa bunu gerçekleştirmek için yapılabilecekler bağlamında daha
fazla seçenek ve fırsata sahiptirler.
Çok çeşitli ve sürekli artan bu fırsatlar içerisinde yeni
sanayi devrimini okuyabilen bireyler hem geleceği hem de kendi refahlarını
üretmede bir adım önde olacaklardır. Bitler dünyası ve onun keşfedilmemiş
fırsatları yarının üreticilerine sınırsız imkanlarıyla üretim alanı olma ve
geleceği orada üretme şansını vermiştir. Facebook ve onun kurucusu birkaç
delikanlı bu bitler dünyasının fırsatlarına en iyi örneklerdendir. Somut olan
atomlar dünyası ve onun üretim fırsatları yerini soyut olan bitler dünyası ve
onun fırsatlarına bırakmaktadır. Günümüzde bile artık büyük üreticiler tasarımı
kendileri yaptıkları ürünlerini çeşitli Asya ve Afrika ülkelerinde
ürettirmektedirler. Bu şekilde gelişen bir üründe aslan payı tasarım yapana
kalmakta “atomlar dünyasının” çalışanları daha az bir pay elde etmekteler.
Atomlar dünyası bağlamında düşünmeye alışmış bizler için bu
yeni dünya, fırsatları yanında zorlukları da beraberinde taşımaktadır. Bu yeni
dünyayı güçlü ve zayıf yönleri, fırsatlar ve tehditleri ile iyi analiz eden ve
etkili kullanabilen birey ve örgütler geleceğin üreticileri olarak ön planda
yer alabileceklerdir. Her sistem ve yapıda olduğu gibi bu dünyanın da kendine
göre kuralları vardır. Bu kurallar iyi okunmadan var olan fırsatları ürüne
dönüştürmek olası değildir. fırsatlar ancak onu iyi okuyan ve ona hazırlıklı
olanlar için anlamlı ve yararlıdır. Diğerleri içinse fırsat olgusu başkalarının
gerçekleştirdiği ve kendisinin sadece üzerinde konuşmakla yetindiği hayretler
olarak kalmaktadır.
Sonuç olarak şöyle ki, yeni bir dünya var ve “geleceği
üretenler” isimli kitap bitler dünyası olarak bu dünyayı ve bu dünyanın genel çerçevesini
bizlere anlatmakta. Halit Ayarcılar ve
Hayri İrdallere birlikte seslenmekte ve bu yeni dünyadaki fırsatlarınızı iyi okuyun demektedir. Ama özellikle de Hayri İrdallere, “artık bir Halit Ayarcı'ya
ihtiyacınız yok” mesajı ile bu yeni dünyanın en önemli özelliğini
vurgulamaktadır. Yorum sizin, her iki kitabı da okumanız ve en azından iki
güzel okuma tecrübesi yaşamanız tavsiyelerimle..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder