Daha ileriye, en iyiye..
Daha iyisini istemek insanların ortak
noktalarındandır. Bu istemenin vizyona dönüşmesi ise insanlar arasındaki
farklılıklardan. Sonrasında bu vizyona ilişkin misyonlar belirlenmesi
farklılığı daha da belirli hale getirenlerden. Tüm bunların hayata geçirilme
çabaları ise insanlar arası en temel ortak farklılık.
Bir grup insan emeği öncelerken başka bir grup
kolaycılığı önceleyebiliyor. Aynı isteme arzusu yöntem bağlamında
farklılaşıyor. Ve sonrası, bireysel ve grupsal farklılıklar.
En iyiler ligi hangi alanda olursa olsun en temel
yöntem olarak emek ve çaba ile beslenir. Şans ve benzeri istisnai faktörler, yöntemsel
olarak kullanılsa da özellikle uzun vadede çalışmanın önüne geçmemeli. Vizyonunu
“en iyiye” olarak belirleyen ve o yönde çabalayan her kim olursa olsun günün
birinde hak ettiği dönütlere kavuşur. Doğa, kuralına göre oynayan herkese
fazlasıyla armağanlar getirir.
Zamanın ruhu başlı başına bir armağandır aslında.
Gelişen iletişim teknolojileri ile coğrafyanın, zamanın ve fiziksel uzaklığın
esareti sona ermiştir. Vizyon ne ise ona uygun bir lig bulmak sadece bir “tık”
yakınlığındadır. Dolayısıyla olunmak istenen “en iyi” için dünyanın her
yerinden, her an çevrime katılınabilir.
Katılmak, en iyilerin olduğu bir ligde, birlikte
yürümek için çok önemlidir. Ortak vizyonun “sürekli gelişim” ve “en ileriye, daha
iyiye” olduğu bir lige katılım, bireylere ister istemez gelişme fırsatı
sunacaktır. İster istemez derken, her bireyin gelişimi istemesinden öte bunu
vizyona ve çabaya dönüştürememesi ifade edilmektedir. Bireyler iyi bir ligde,
kendi potansiyellerini daha çok zorlama ve daha fazla keşfetme şansına
sahiptir.
Futbol için konuşmak gerekirse, iyi bir futbolcu iyi
bir takımda oynamak ister. Bu takımın iyiliği hangi ligde top koşturduğu ile
doğru orantılıdır. Uluslararası liglerde sahne alma, o atmosferi soluma fırsatı
bir oyuncu için ister istemez kendi potansiyelini zorlama ve dolayısıyla daha
fazlasını keşfetme imkanları sunacaktır. İçinde bulunduğu lig bireye kendini
keşfetme fırsatları sunar çünkü.
Okul da böyle değil mi? Gençlerimiz sınavlara bu
nedenle çalışmadı mı? İyi bir okul iyilerin olduğu bir lig olarak görülmedi mi?
En iyiler liginde olmak her öğrencinin hayallerini bir şekilde süslemedi mi?
Evet, iyi bir okul hem öğrenme sürecinde hem de ileriki yaşamda bir etiket
olarak vazgeçilmezdir. Okulun vizyonu aynı oranda olmasa da, her bir
öğrencisine kendi rengine yakın bir renk olarak aksedecektir. Tıpkı mutluluk gibi. Vizyon da bulaşıcıdır.
Vizyon bulaşıcıdır ama bireysel farklılıklar okul
sonrası yine kendini hissettirecektir. Aynı vizyonu bir yönüyle kazanan
öğrenciler iş hayatına atılınca içselleştirebildikleri kadar çaba ortaya
koyacaklardır. Çabanın vizyonu tatmin ettiği durumlar olabileceği gibi çabanın
yetersiz kaldığı örnekler de görülebilecektir. Birey burada doğal bir tepki
olarak farklı yollardan çıkışlar arayacaktır.
Bir tarafta emek ön planda iken diğer tarafta
başkalarının emeğini kullanma veya emek transferi ön plana geçmektedir. Burada
dikkat edilmesi gereken iki farklı örneğin de istek ve vizyon ortaklığıdır. İki
taraf da en iyiler liginde olmak istemekteyken, olma yöntemleri
farklılaşmaktadır. Hatta bazı durumlarda hileye bile başvurulduğu görülebilir.
Yeşilçam arşivi hileye başvurma anlamında sayısız
örnekler sunar. Köy örneğinde, köyden kente göç edenler örneğinde ve diğer
birçok örnekte en iyiye giderken hile ve benzeri yolları kullanan karakterler
yer almaktadır.
Hepimizin aynı sıralardan geçtiği düşünüldüğünde,
yöntemsel farklılıklar için en anlaşılır örnek “kopya” olgusudur. Bir sınav
vardır. Ve en iyi notu almak isteyen öğrenciler. Bu yarışta herkesin isteği
ortak olsa da yöntemler farklı farklıdır. Bir öğrenci sabahlara kadar çalışıp
emeği öncelerken, diğer bir öğrenci başka şekilde zaman geçirip kopyayı
önceleyerek daha iyi notlar alabilmektedir.
Her iki öğrenci de “en iyiye” vizyonunu
paylaşmaktadır oysa..
Sonuç olarak en iyiler liginde en iyilerle birlikte
olmak önemlidir. Bu ligin üyeleri aynı yollardan geçse de aynı yöntemleri
kullanmamıştır büyük olasılıkla. Ama böyle bir lige kadar yükselmiş bireyler
bir şekilde kendilerini keşfetmiş kişiler olduğu için önemlidirler. Zaten bu
liglerde farklı keşifler fırsatı bu şekilde ortaya çıkar. Aynı olay ve olguya
iki birey ne kadar farklı bakıp ne kadar farklı yorumlayabilir onu öğrenme
fırsatı. Bu ligde yarış da vardır, işbirliği de; yenmek de vardır yenilmek de
ama her şeye rağmen öğrenmek her zaman. Bu bilinçle en iyilerden çok şey
öğrenilebilir. Birey kendisini daha iyiye ve en iyiye böyle bir lig içinde daha
iyi hazırlayabilir.
Bir şekilde ligin dışında kalındığı durumlar ise
daha çok değer bilme fırsatlarıdır. Hayatın diğer liglerini de görme ve en
iyilerin farkını bir kez de yokluğunda hissetme fırsatı.
Demiş ya şair, “ayrılık da sevdaya dahil”…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder