Anamur’un efsane doktoru, bizim Murat Bey’imiz, benim Murat Amcam artık yok. O artık her zaman uğradığımız aile sağlığı merkezinde olmayacak. Sevgisi, bilgisi, iyilikleri ve bıraktığı kocaman boşlukla hafızalarda yaşamaya devam edecek.
Ben onu hep “Murat Bey” diye duyardım. Teyzeler, amcalar ağızları dolu dolu söylerdi bu ismi. Bir gün onunla “Murat Amca” olarak tanıştığımda, aslında o efsane doktorun ta kendisi olduğunu bilmiyordum. Yıllar sonra fark ettim; lisede sınıf arkadaşım ve hâlâ can dostum Deniz’in babası olarak girmişti hayatıma. Oysa kulaklarımda bir efsaneydi.
Sakin, mizah dolu ve bilgece hikâyeler anlatırdı. Toplumu, hayatı, ülkemizi ve dünyayı tanımamıza fırsat veren sohbetler dinledik ondan. Bir taraftan hasta bakar, bir taraftan da bizlerle ilgilenmeye çalışırdı. Son güne kadar hasta kabul etmeye devam etti. Hastalandı dediler… Bir ay içinde yok oldu. Kendine izin vermedi, hastaları da ona izin vermedi. Belki de onun fedakarlığıydı halkı kapısında kuyruk oluşturmaya ve nefes almadan hizmet beklemeye sevk eden. Sevgi dolu bir yoğunluk içinde, hiç kızmadan, yorulmadan çalıştı. Ama ben şahidim halkının ısrarına; öğle molasına bile çıkamadığı günleri biliyorum. Bize sabırla sevgiyle işini yapmayı salıklardı. Son hasta bitene kadar, son nefesine kadar aşkla işini yaptı.
Ve bize büyük bir hikâye bıraktı. Sevgiyle bu halka hizmet etmeyi miras bıraktı. Bu ülke, bu toplum onu çok yordu belki ama o daha fazla yorulmaya istekliydi. Pes etmedi. İdeallerinde daha özgür ve daha demokratik bir ülke vardı; toplumun hâline üzülerek çabalamaya devam etti. “Bu halk daha fazlasını hak ediyor” derdi. Daha sağlıklı, daha bilinçli, tıbba değer veren bir toplum için canla başla savaştı.
Seni çok özleyeceğim Murat Amca. Anamur halkı seni çok seviyor, Murat Bey. Senin sevgin, bilgin ve iyiliğin bizimle yaşamaya devam edecek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder