Bir
zamanlar çocuktuk
Oyunlarımız
vardı,
Oyuncaklarımız
Her
şeyden daha gerçek
Yemekten
içmekten ve bazen kendimizden
Kırılan
kollarımız
Çizilen
dizlerimiz
Gece
ateşlenmelerimiz
Hep
oyunlardandı
Oyunsa
hayat
Çocukluk
deyip geçemez akıl
Hayat
bir bütündür çünkü
Oyun
her yaşta devam eder
Bırakalım
öyleyse çocukları
Doya
doya oyun öğrensinler
Başarmayı,
yanılmayı, artıyı, eksiyi, kuralı, cezayı..
Kısacası
hayatı
Oyunlardan
öğrensinler
Büyümeden
Sonuçları
yönetilebiliyorken
Herkes
çocuk ve bağışlama daha çabukken
Unutabiliyorken
Yaşayarak
oyunla öğrensinler
Oyunda
olmayı
Oyunun
dışında kalmayı
Mızıkçılık
yapanları
Oyuna
alınmayanları
Oyun
kuranları
Figüranları
Oyuna
girmek için bin takla atanları
Oyunda
kural tanımayanları
Kendi
kurallarını dayatanları
Her
şeye rağmen oyundan kopmayanları
Pes
edip kaçanları
Kaybetmeye
tahammülü olamayanları
Kaybetse
de kendi kaybolmayanları
En
iyileri
En
kötüleri
Şöyle
böyle işteleri
İşini
bilenleri, bilmeyenleri
Emek
sömürenleri
Emek
verenleri
Etiketi
ile etiği karıştıranları
Kişileri,
olayları, durumları, davranışları ve sonuçları
Esaretin
adları
Bazen
“sobe” olur, bazen “ebe”
Bazen
de “game over”
Bir
bakarsınız zaman hızla geçmiş
Esaretin
adları biraz daha acı olarak devam etmekteymiş
İş
başvurusunda “reddedildi”
Karnede
“kırık not”
İş
yatırımında “iflas”
Atama
başvurularında “hiçbir tercihe yerleştirilemedi”
“Atanamayan
öğretmen” “Sözleşmeli öğretmen”
“Aşk”
Tahlil
sonuçlarında “pozitif”
“Banka
kredi kartı”
Şimdilerde
“khk”
Ve
özgürlük
Umutla
ve inanarak
Kocaman
bir tebessüm
Esaretin
her türlüsüne
Kötüsüne,
daha da kötüsüne
Uyuyup
uyanmayla bitenine bitmeyenine
Hayat
bile bir gün biterken oyun bitmese ne?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder