0.20 MHz Mutluluk
Bütün bir yorgunluğu
küçücük tebessümlerle dağıtabilmek çoğu zaman mümkündür. Önemli olan yorulmamak
değil, küçük tebessümler üretebilmektir. İşlerimiz zaten yorucudur.
İlişkilerimiz de en az işlerimiz kadar. Ve diğer bir sürü şey, yorulmak için
bahaneler saymakla bitmez nedense. Ve yaşamak saymaktan daha zordur. Belki de
bu bahaneler sayıldıkça, yaşamak daha da zorlaşmaktadır.
O nedenle
yorgunluklardansa tebessümleri saymak daha mantıklıdır. Biraz olumlu bakış
geliştirerek sayısız mutluluk kaynağı bulunabilir. Evde, okulda, arabada ve her
yerde, yorgunluklarla kıyaslandığında görece daha fazla mutluluklara
ulaşılabilir. Sanırım burada asıl olan hayata bakış açısıdır. Kişilerin dünyayı
ne taraftan ele aldıkları ve nasıl değerleme yaptıkları bu bağlamın belirleyicisidir.
Belki de mutluluğu ve
yorgunluğu üreten kişilerin kendileridir.
Büyükşehirlerin trafik
çilesinde henüz işe varmadan yorulmak da mümkündür, hayatın tüm yorgunluklarını
atıp kişisel sorunlarından sıyrılarak işe gelebilmek de. Bir gün öncesinden
bozuk olan veya daha o sabah bir şekilde bozulan morallerin ortalama bir saati
bulan trafik süresince iyileştirilmesi için bir radyo frekansı yetebilmektedir.
Ya da aynı radyo frekansı zaten bozuk olan moralleri daha da
kötüleştirebilmektedir.
Müziğin türünden çok
kişilerin türleri burada esas belirleyicidir. Kişiler bazen efkarlı bir müzikle
mutlu olurken bazen de hareketli bir müzikle mutluluğa ulaşabilmektedir. Olay
tamamen bireysel farklılıklar üzerinde şekillenmektedir. Benim için
bakıldığında bazı durumlarda 106.90, bazı durumlarda ise 107.10 frekansı tercih
edilebilmektedir. Aynı nağmeler bir gün çok beğenilirken başka bir gün tahammül
dahi edilememektedir. Ama genel olarak bu iki frekans arası gidip gelmelerle
tebessümlerim arasında yüksek düzeyde ve olumlu bir ilişki görülmektedir.
Bir başka ifade ile,
0.20 MHz ile mutlu olunabilmektedir.
Ankara trafiğine, ülke
gündeminin ağırlığına, kişisel güçlüklerin zirvelerde gezmesine ve her
yorgunluğa rağmen, tebessüm başlı başına bir isyandır. Ve bu isyan olması
gereken tüm haklı gerekçelere sahiptir. Yaşamın doğası böyle haklı isyanları
güçlü bir şekilde destekleyecektir. Ve tabi ki müzikler, önemli
destekleyicidir. Çünkü müzik de doğamızdandır. Doğamızda olan her ne varsa
mutluluk için değerlendirilmeli yorgunluklara yedirilmemelidir.
Hele de 0.20 MHz
yetebiliyorken.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder