25 Ağustos 2017 Cuma

EGO - Pamuk Prenses - Prens ve Prenses - Korku Kültürü


Ego Psikolojisi

Her şeyiyle sıradan bir gündü. Sabah uyandım. Gözlerimle yeni güne alışmam bir kaç dakika sürdü. Ve yatağımla bedenim arasında bir süre yuvarlanma iletişimi sonrasında vedalaştık. Her zamanki gibi ilk iş olarak lavaboya gittim. Ellerimi ve yüzümü yıkarken çok fark etmesem de dişlerim fırçalanırken bir gariplik sezinledim. Rahatsız oldum kelimenin tam anlamıyla.  Bir diş fırçalama süresi ne kadar uzun olabilirse o kadar uzun geldi o sabah. Resmen algım değişti. Psikolojim düştü. Ve o an bir şeyi fark ettim. Daha doğrusu kafamda ayrı ayrı dolanan kuramsal birikime somut, canlı kanlı, bir örnek buldum denilebilir.

Bu düşüncelerle oyalanırken balkona kadar yürümüşüm. Oturdum sandalyeme ve etrafı seyre koyuldum. Fark ettiklerim psikolojimi unutturmuştu biraz önce. Hemen sonra gözlerimden ve burnumdan içime dolan doğanın canlılığı, fark ettiklerimi unutturdu. Ve aylar sonra şimdi yazabiliyorum. Nasıl mı hatırladım dersiniz? Aylar sonra yeniden bir sabah doğanın canlılığına aynı yazlıkta merhaba dediğim an. Birden tüm o anı yeniden yaşamış gibi oldum. Rüyalarda olur ya. Bir tetikleyici gerekir. İşte benim tetikleyicim ve hatırlama sebebim o sabah canlılığı oldu.

O doğanın canlılığı her şeyi unutturmuştu o sabah. Lavabodaki değişen dolabın henüz takılmayan aynasını, ve diş fırçalarken hissettiğim o tuhaf duyguları. Ve sonrasında aklıma gelen kuramsal birikimi. Hepsini unutmuş ve hayatın akışına alışıp gitmiştim. Ve aylar sonra aynı evde ve benzer bir sabah canlılığında tüm bu yazılanları hatırlayıverdim.

Sahi ya, ayna olmayan bir lavaboda dişlerimi fırçalamak ne tuhaf bir şeydi. İnsanın kendini görmesi, kendi ile ilgilenmesi ve bazen sıradan bile gözüken durumlarda kendi ile yalnız kalması ne kadar önemli dedim kendime. Bir diş fırçalama durumu tek başına bir diş fırçalama değilmiş dedim sonra. Ve o ayna oraya durduk yere konulmamış.

Bireyin günlük diğer yaptıkları için de aynı yorum yapılabilir. Dolayısıyla bir günaydın deme tek başına bir günaydın demek olmamalıdır. Bir işle uğraşmak tek başına o işin kendisi değildir. Bir bütündür bütün hayat. Ve yapıp edilenler psikoloji ile doğrudan ilgili. En sıradan bir aktivitemizde bile psikolojimizin şarj veya deşarj olma gerçeği ile karşı karşıyayız. Ve buradaki ayna örneği bana ego bağlamını hatırlattı. Ego ne işe yarar diye sorar ya insan kendi kendine. İşte dedim tam da bu örnekte. Ego psikolojik destek olur. Tuhaf hissetmek yerine güçlü ve mutlu hissetme kaynağı olabilir. Ve güven verir. Daha bir sürü şey denilebilir ego için.

Egodan kaçınarak yapılan işlerdeki psikoloji, aynasız diş fırçalarken oluşan psikoloji ile benzerlik gösterebilir. İşte bu bağlamda kendime ve tüm okuyanlara ego ile sağlam bir etkileşim umut ediyorum. Sağlam bir etkileşim sağlam bir psikoloji ve sağlam performans demek çünkü.

Tüm bu sağlamlıklar konjonktür vb değişkenlerden etkilenecektir kuşkusuz. Özellikle toplumsal bunalım ve korku dönemlerinde zordur aynalarla iletişim. Kendi aynalarında sevgi yerine kin ve nefret barındıranlar güzellik dolu “Pamuk Prenseslerin” üzerine gelebilirler. Bunlar, egonuzu besleyen tüm performanslarınıza göz dikebilir ve tüm aynalarınıza kastedebilirler. İşte o nedenle zordur prens ve prenses olmak. Ve en çok onlara gerekir, ego psikolojisi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bir Öğrencinin Hayalinden Tutmak

Hayaller ve Paylaşmanın İnceliği Hayaller, insanın içindeki en güçlü motorlardan biridir. Kendi hayalini gerçekleştirmek için pe...