18 Temmuz 2016 Pazartesi

Pokemon Go


Son günlerde bir oyun dolaşıyor herkesin dilinde. Pokemon Go. Görünüşe bakılırsa bir hayli konuşulmaya devam edilecek gibi. Biraz araştırıldığında bu ilginin yersiz olmadığını hemen görebiliyorsunuz. Gerçekten zekice ve yaratıcı (creative) bir tasarım var ortada.

Kim ne yönüyle yaklaşırsa yaklaşsın, çoğunlukla negatif eleştirilerde bile oyunun değeri hissediliyor.  Bu değeri üreten en önemli etken de tasarımın temelindeki yaratıcılık. Yaratıcılık bilindiği gibi inovasyonun temeli. Dolayısıyla karşımızda başarılı bir inovasyon örneği var. Eksik yönleri kuşkusuz olabilecektir. Sonuçta oyunu piyasaya süren bir şirket. Temel amacı da doğal olarak bizim eleştirdiğimiz konular değildir.

Oyunun bireysel ve toplumsal zararlarına odaklanmaktansa, inovatif yönüne odaklanma düşüncesindeyim. Bir eğitimci olarak özellikle de eğitim yönetimci olarak bu inovasyon örneğini destekliyorum. Yiğidi öldürmeyi başkalarına bırakarak, bu yönünün üzerine gitmeyi seçiyorum. Gerçekten sanal oyun bağlamını yeniden yorumlaması, bilinen bir çizgi filmden bambaşka bir tasarım üretmesi ve teknolojiyi yeni bir boyuta taşımasıyla bu oyun, tam bir inovasyon örneği.  

Bundan 15-20 yıl önce çizgi film olarak hayatlarımıza giren Pokemon,  bugün bambaşka bir tasarımla, Pokemon Go isimli bir oyun olarak karşımızda. Değişen çok şey var elbette. Değişimin pozitif yönü olarak inovasyon kokuyor her ayrıntıda. Değişmeyen ise insanları cezbetme becerisi. Ayrıca teknolojiyi zeka ile buluşturarak yeni bir boyuta taşıması da bu cazibenin kapsamını genişletiyor. Her yaştan insanı cezbedecek bir kapsama alanı.

Peki, bu oyundan yola çıkarak eğitim sistemimizin 20 yıl öncesi ile bugünü arasında bir düşünsek, değişenler ve değişmeyenler neler olur acaba. Eğitim sistemimizdeki 20 yılı değil de 50 yılı incelesek, benzer bir inovasyon örneği bulabilir miyiz?

İlk bakışta FATİH projesi geliyor insanın aklına. Her ne kadar uygulamada istenen düzeyde olmasa da gelecek için umut veren bir vizyona sahip proje. Neredeyse alt yapı olarak da bitmek üzere. Şimdi yapılması gereken teknolojik inovasyonu ürün inovasyonuna dönüştürmek. Başka bir ifade ile devletin sağladığı bu imkanlarla inovatif uygulamalar geliştirmek ve cezbedici öğrenme süreçleri üretmek. Tıpkı herkesin elindeki telefonla Pokemon kovaladığı oyunun inovatif perspektifinde olduğu gibi. FATİH projesiyle ulaşılabilir hale gelen teknoloji, öğrenci ve öğretmenlerimiz için öğrenme uygulamalarını bambaşka bir boyuta taşıyabilir. Yapılması gereken bir an önce negatif eleştirileri bırakıp nasıl katkı yaparım düşüncesinde olmak.

Gelecek biz istesek de istemesek de geliyor. Hem de çok hızlı. Görünen o ki inovasyon geleceğin anahtar kavramlarından. İnovasyon merkezli düşünce ve uygulama Pokemon Go olarak karşımızda. Ve üretici şirket, gelecek bağlamında bir adım önde. Öyle anlaşılıyor ki bu bağlamı görece daha önce anlayan diğer kişi ve kurumlar geleceği yönetebilecek, diğerleri de negatif eleştirmekle kalacak. Tıpkı şimdi olduğu gibi. Bir an önce kendimize gelmeli yaptığımız iş her ne ise yaratıcı fikirler temelinde inovatif tasarımlara kafa yormalıyız. Yarına kalmak için..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bir Öğrencinin Hayalinden Tutmak

Hayaller ve Paylaşmanın İnceliği Hayaller, insanın içindeki en güçlü motorlardan biridir. Kendi hayalini gerçekleştirmek için pe...