Filmler de hayat gibidir demişti
güzel bir insan. Bazen eğlence, bazen dram, komedi
bazen ve gerilim zaman zaman.. Aynı zamanda öğreten, şaşırtan,
kaynaştıran, anlam kazandıran ve izler bırakan. Kesinlikle katılıyorum.
“Hayat da filmler gibi”. Belki de gibisi bile fazla?
Ama esas olan umudun her daim yaşatılması.
Konusu ne olursa olsun bütün filmlerin orak çabası umut.
Ve filmlerde yer alan bazı
sahneler. Bir an önce geçsin isterken bir türlü bitmeyen,
yönetmenin ne diye koyduğu anlaşılmayan
kesitler. Kuşkusuz bir anlamı olmalı ki her filmde az çok yer verilir bu kesitlere. Belki de sonuca
odaklandığımızdan, sabırsızlığımızdan ve insanlığımızdan olsa gerek bu kesitleri gereksiz algılayışımız.
Hayat da bir film ya hani. Gereksiz görmemeli
her sahneyi. Bunda da vardır bir hayır demeli inanarak.
İşte o anlardan birinde, bir sanatla tanıştım.
Mandala. Çok eğlenceli ve keyifli bir etkinlik. İnsana düşünmeyi, odaklanmayı, sabretmeyi ve mikro-makro dengesini deneyimletiyor. İyi
ki tanıştım onunla.
Mandala, mikroda ne anlamı
var dediklerimizin makroda, büyük resimde anlamlanması. Tıpkı filmler gibi. Hayat gibi.
Hayat da dar açıdan
bakınca dram, komedi, gerilim vesaire olsa da geniş açıdan bakanlara çok
daha fazlasını söylemiyor
mu?
Ve her güzel
şey gibi güzel insanlarla paylaşmak isterim. En kısa
zamanda denemeniz dileklerimle..
Daha güzel günlere inancımız
hiç bitmesin.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder